yine elveda diyorum
Daha içime sindirememişken kokunu...
yine elveda diyorum
içim yana yana ittirirken seni...
ve yine elveda diyorum
yaşlarla sulayarak diri diri gömülen aşkımın toprağını....
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Çizgi...
Evet
ilk yazımda da demiştim ben de kendimi kalemle anlatabilirim
fakat benim kelimelerle işim olmaz benim kalemim çizgi çizer diye...
işte size bir örnek...

En son çizdiğim, kendisi 6 45 yayınlarının yayınladığı Silmarillion kitabının kapak resminden çıkarılmıştır...
Tolkien de fantazi de benim hayatımın büyük bir parçasını oluşturur...
beni tanımak isteyenlere...
ilk yazımda da demiştim ben de kendimi kalemle anlatabilirim
fakat benim kelimelerle işim olmaz benim kalemim çizgi çizer diye...
işte size bir örnek...

En son çizdiğim, kendisi 6 45 yayınlarının yayınladığı Silmarillion kitabının kapak resminden çıkarılmıştır...
Tolkien de fantazi de benim hayatımın büyük bir parçasını oluşturur...
beni tanımak isteyenlere...
Etiketler:
çizim,
Silmarillion,
Tolkien
23 Mayıs 2009 Cumartesi
Hooop dur Şenlik var!
O kadar uzağım ki kendimden...
blogum da ayna
kendimi görmekten kaçar vaziyetteyim..
Kendimi suçlu bulucam sonra, hemen de arkasından vicdanım koşacak..
istemiyorum...gelmeyin yalnız başıma kalayım ya...
küçük mini ziplenmiş şenliğimizi arkamızda bıraktık...
Hakkatende ziplenmiş, bakıyosun bişi yok gibi ama içine giriyosun çok şey var
Egenin şenliğine gittim bir gün orası bizim gibi değil.Hiç heyecan denilen bir olgu yok.
herkes böyle bir halk konserine gelmiş vaziyette, yere oturmalar dalgın dalgın sahneye bakmalar...
ayağa kalkıp da böle salak salak sahneye bakanları da anlamam zaten.
madem ayağa kalkıyorsun oynayacaksınn ne bileyim sallanacaksın bişi yapacaksın...
bizim orada öyle mi, adam kalkıyo, yetmiyo başkasını da kaldırıyo...
zıplıyoz eğleniyoz felan...
bunların ruhları kaçmış anam boşver...
bizim okul o konsere gelenler kadar zaten
ama yok yok içleri çürümüş
biz 500 adam onlara 10 basarız... aman neyse
ben kendi şenliğimize döneyim
efenim 2 gün konser olmaklan birlikte 3. gün sucuk partisi denen eğlenceyel kapanan bir şenliktir kendisi...
konserler iyiydi açıkcası
gelenler çok ortam adamı değildiler.Ağır ama eğlenceli insanlar.
Dinlemem etmem insanları ama küçüklükten kalma bi alışkanlık, kulak dolgunluğu.
Sevdim kısaca.
hatta o kadar sevdim ki asım amcanın oryantal yarışmasında kendimi zorlan sahneye çıkarıp oynadım.
Bazıları sevmese de gayet eğlenceli bir olaydı.
Gerçi insanlar beni sahnede oynayan kız ismiyle biliyor bir süredir ama olsun bu da geçer...
Dönerim ben yine çizen kız adıma..Biri de ismimi bilse ya. neyse önemli değil...
Efenim şenliklere başka bir açıdan bakarsak
alkol sıvı niyetine içilen bir maddeydi...Keşke fazla abartmasalar
elinde bulunan miktarlarla en yüksek alınabilecek alkolü hesaplayan bizler ile
elinden dolu bira bardağı eksilmeyen, yanina da votka ekleyerek kanına bayram ettirerek alkolde yüzen diğer insanlar...
Ne kadar ekonomik olsak da 15 günde harcayacağım parayı 2 günde harcadım ya ne diyeyim...
yine de bu kısmı alkolü fazla kaçırıp rezil olmayın diyerek bitirmek istiyorum..
Neysee...
Bir başka açısı var ki bu şenliklerin, ohoo dışı seni içi beni yakar...
işin sosyal boyutu efendim...
bu konuda iç yakan bi geçmişim vardır o nedenle pek bahsedesim gelmez...
efenim bu şenliklerde çoşku eylence heyecan ve alkolün etkisiylen insanda bi cesaret toplanır böyle insanın içinden çıkmak ister...
işte bu zamanlarda insanların birbirinden etkilenesi ya da önceden etkilenmişlikleri doruk noktasına ulaşası gelir ki, o zaman olanlar olur...
Her arkadaş grubunda birisi ya birisinden itiraf almış ya da itiraf etmiş bulunur...
Hele bu iki taraf aynı arkadaş grubunun içindeyse asıl olan odur işte...
Ki bence heç hoşhane bi durum değildir...
hele ki eklenilecek daha atraksiyonlu bi senaryosu varsa heç değildir...
Dedim ya dışı sizi içi beni yakar...
ki ne yakar ah ah...
neyse burayı da amman dikkat edin diyerek kapatıyorum...
barınma kısmına geçer isek alana kurulmuş çadırlarda uyunan bir kaç saat insana dinginlik yerine rahatsızlık verir...
hele sabahın ayazında yatmaya kalkmışsanız,
ha bi tarafınıza batan taş ve bitki köklerini saymıyorum...
uzun zamandır dişlerim takırdamamıştı o da ayrı birşey...
Ama yine de güzeldir çadırda kalmak...
hele bi de konserler bittikten sonra yakılan ateşler
ve etrafında oturulup söylenen şarkılar ayrı güzel bir anıdır
aranızda zom olmuş biri bulunmasın benden tavsiye...
Şenlik kısmı burada biter
uzun bir aradan sonra bişiler yazmış olmanın rahatlığıyla ben de kaçar
malum final haftalarının tam ortasındayız değil mi...
son
blogum da ayna
kendimi görmekten kaçar vaziyetteyim..
Kendimi suçlu bulucam sonra, hemen de arkasından vicdanım koşacak..
istemiyorum...gelmeyin yalnız başıma kalayım ya...
küçük mini ziplenmiş şenliğimizi arkamızda bıraktık...
Hakkatende ziplenmiş, bakıyosun bişi yok gibi ama içine giriyosun çok şey var
Egenin şenliğine gittim bir gün orası bizim gibi değil.Hiç heyecan denilen bir olgu yok.
herkes böyle bir halk konserine gelmiş vaziyette, yere oturmalar dalgın dalgın sahneye bakmalar...
ayağa kalkıp da böle salak salak sahneye bakanları da anlamam zaten.
madem ayağa kalkıyorsun oynayacaksınn ne bileyim sallanacaksın bişi yapacaksın...
bizim orada öyle mi, adam kalkıyo, yetmiyo başkasını da kaldırıyo...
zıplıyoz eğleniyoz felan...
bunların ruhları kaçmış anam boşver...
bizim okul o konsere gelenler kadar zaten
ama yok yok içleri çürümüş
biz 500 adam onlara 10 basarız... aman neyse
ben kendi şenliğimize döneyim
efenim 2 gün konser olmaklan birlikte 3. gün sucuk partisi denen eğlenceyel kapanan bir şenliktir kendisi...
konserler iyiydi açıkcası
gelenler çok ortam adamı değildiler.Ağır ama eğlenceli insanlar.
Dinlemem etmem insanları ama küçüklükten kalma bi alışkanlık, kulak dolgunluğu.
Sevdim kısaca.
hatta o kadar sevdim ki asım amcanın oryantal yarışmasında kendimi zorlan sahneye çıkarıp oynadım.
Bazıları sevmese de gayet eğlenceli bir olaydı.
Gerçi insanlar beni sahnede oynayan kız ismiyle biliyor bir süredir ama olsun bu da geçer...
Dönerim ben yine çizen kız adıma..Biri de ismimi bilse ya. neyse önemli değil...
Efenim şenliklere başka bir açıdan bakarsak
alkol sıvı niyetine içilen bir maddeydi...Keşke fazla abartmasalar
elinde bulunan miktarlarla en yüksek alınabilecek alkolü hesaplayan bizler ile
elinden dolu bira bardağı eksilmeyen, yanina da votka ekleyerek kanına bayram ettirerek alkolde yüzen diğer insanlar...
Ne kadar ekonomik olsak da 15 günde harcayacağım parayı 2 günde harcadım ya ne diyeyim...
yine de bu kısmı alkolü fazla kaçırıp rezil olmayın diyerek bitirmek istiyorum..
Neysee...
Bir başka açısı var ki bu şenliklerin, ohoo dışı seni içi beni yakar...
işin sosyal boyutu efendim...
bu konuda iç yakan bi geçmişim vardır o nedenle pek bahsedesim gelmez...
efenim bu şenliklerde çoşku eylence heyecan ve alkolün etkisiylen insanda bi cesaret toplanır böyle insanın içinden çıkmak ister...
işte bu zamanlarda insanların birbirinden etkilenesi ya da önceden etkilenmişlikleri doruk noktasına ulaşası gelir ki, o zaman olanlar olur...
Her arkadaş grubunda birisi ya birisinden itiraf almış ya da itiraf etmiş bulunur...
Hele bu iki taraf aynı arkadaş grubunun içindeyse asıl olan odur işte...
Ki bence heç hoşhane bi durum değildir...
hele ki eklenilecek daha atraksiyonlu bi senaryosu varsa heç değildir...
Dedim ya dışı sizi içi beni yakar...
ki ne yakar ah ah...
neyse burayı da amman dikkat edin diyerek kapatıyorum...
barınma kısmına geçer isek alana kurulmuş çadırlarda uyunan bir kaç saat insana dinginlik yerine rahatsızlık verir...
hele sabahın ayazında yatmaya kalkmışsanız,
ha bi tarafınıza batan taş ve bitki köklerini saymıyorum...
uzun zamandır dişlerim takırdamamıştı o da ayrı birşey...
Ama yine de güzeldir çadırda kalmak...
hele bi de konserler bittikten sonra yakılan ateşler
ve etrafında oturulup söylenen şarkılar ayrı güzel bir anıdır
aranızda zom olmuş biri bulunmasın benden tavsiye...
Şenlik kısmı burada biter
uzun bir aradan sonra bişiler yazmış olmanın rahatlığıyla ben de kaçar
malum final haftalarının tam ortasındayız değil mi...
son
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
