14 Şubat 2009 Cumartesi

Saçlarım...

Gecenin bir yarısı..
internetteyim, facebookdayım daha çok
oraya yazıyorum: "...is cutting her hair and thinking that all of her pain and loneliness will be gone with it.."
son bir sigara yakıyorum sanırım ikinci paket bu diye düşünüyorum,
ağır ağır içiyorum sigarayı
sonra bitiyor ve söndürüyorum
aslında söndüremiyorum,
o kadar dolu ki kültablası söndürecek yer bulamıyorum,
başka bi izmaritin üstüna basıyorum,
kötü bir koku yayıyor odada aldırmıyorum..

winampta bir şarkı listesi hazırlıyorum
ilk şarkı Almora güneşin ozanları..
kalkıyorum bilgisayarın başından
banyoya gidiyorum, aynada bakıyorum saçlarıma
biryerlerden tarağımı buluyorum, usulca tarıyorum saçlarımı
bakmıyorum saçlarıma aynada
daha sonra hızlıca tarıyorum
sonra odaya gidip bir makas buluyorum, banyoya geri dönüyorum.

Başlıyorum kesmeye..
önden başlıyorum
ilk bir kesiyorum elimde tuttuğum saç az geliyor bir daha kesiyorum aynı yeri.
hah bu sefer iyi.
atıyorum saçı klozete,
sonra devam ediyorum kesmeye
Almora tılsım çalıyor onu farkediyorum
kesiyorum, kesiyorum,
ilkönce bir rahatlıyorum keserkenki sesi duydukça,
yavaş yavaş ayrılıyorlar parçalanıyorlar,
ama her elime baktığımda kesilen saçları gördükçe içim acıyor,
renk geçişine bakarsak bu kısmı uzatmak için 1.5 sene geçmiş.
saçım yavaş uzar ama nedense onu uzatmak için büyük bir savaş veririm.
uzun saçı çok severim.
bir an daha fazla kesmek istiyorum, sesini duydukça
ama yine kesilen saçımı görüyorum üzülüp vazgeçiyorum.
keşke daha az kesseydim diyorum ama artık çok geç biliyorum
devam ediyorum kesmeye arkalar kaldı sadece,
kurtarmaya çalışıyorum belki arkayı biraz uzun bırakabilirim diye,
az kesiyorum bu sefer, yavaşça bırakıyorum klozete
bakıyorum hayır daha fazla kesilmesi gerek eşit değil
sinirleniyorum sonra koca bir tutam alıp delirmiş gibi kesiyorum,
makas zorlanıyor, kağıt makası sonuçta ama değil mi?

bu arada Amy lee nin the last son i'm wasting on you çalıyor.
"honey you know,
you know i never hurt you that way
just get through this day" diyor ben de söylüyorum..

kesiyorum hala..

amy" senseless hate.. hate.." diyor ve ben de söylüyorum,

susuyorum

"so run, run... run...
and hate me if it feels good
i can't hear your screams anymore
you lied to me
but i'm older know"
söylüyorum ben de

sonra devam ediyorum,
saçımı ikiye ayırıp eşitmi diye bakıyorum, daha eşit gibi
uzun zamandır bu kadar kısaltmamıştım
ama saçım yine de uzun ama artık belimde değil
kürek kemiklerimin hemen altında bitiyor
son uzun saç tellerini kesiyorum.

gidip su ısıtıyorum
hayır daha fazla düzeltmek için uğraşmayacağım,
bu sefer düzeltmeyeceğim kalsın öyle..
su ısınıyor, saçımı yıkıyorum,
yıkarken çok azalmış gibi geliyor yine üzülüyorum
ama yapabileceğim bir şey yok,
en azından kırıklarını aldım artık daha sağlıklılar
beklediğimden daha az düzeltti ruhumu nedense
işe yaramıyor mu artık saçlarımı kesmek ?
peki ne yapıcam o zaman?
ya düzelemezsem ya bu da işe yaramazsa?
kurutuyorum şimdi.
gecenin bir yarısı kurutma makinesinin çirkin sesi müziğin yarattığı atmosferi parçalıyor.

hadi iyi gelsin düzeleyim diye bekliyorum.
sanırım bu yaptığım hatayı bu bile düzeltemiyor.
özür diledim ama işe yaramadı biliyorum,
ileri gittim biliyorum, zehirimi akıtırken ona da bulaştırdım
kimsenin işi seni ilgilendirmez değil mi?
neden yaptım bilmiyorum, kıskandım belki
acıtmak istedim bu yüzden
ama söz verdim kendime bir daha böyle birşey yapmayacağım
neden rahatsız etsin ki bir insan hiç işte!

yine hayalet olacağım Geist olacağım,
ki kimse beni farketmeden onlar arasında dolaşabileyim

Turn back to shadows!

öff öyle üzgünüm ki
sus artık sus ama değil mi?
ama çok üzgünüm hala

SUS!

Peki..ama hala geçirmedi, geçmiyor..

Çalan son parça da Anathema One Last Goodbye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder